Blog

APANDİSİT AMELİYATI

APANDİSİTİN TEDAVİSİNDE GÜNCEL BİLGİLER

Laparoskopik apandisit ameliyatı

En sok yapılan acil ameliyatların başında gelen apandisit ameliyatı, günümüzde laparoskopik yani kapalı yöntemle yapılmaktadır.

Hayat boyu apandisit olma olasılığı %10 civarında olan apandisit rahatsızlığı, kalın bağırsak ile ince bağırsağın birleşme yerinde gelişen bir enfeksiyondur.

Appendiks, kalın bağırsağın başlangıç yeri olan çekumda, işaret parmağı kadar olan içi boş   bir organdır. İçi boş ve kör sonlanan bir organ olan appendiks iltihaplandığı zaman apandisit hastalığı oluşur.

Apandisit nedenleri arasında en sık karşılaşılan unsur, appendiksin içinin tıkanmasıdır. Bu tıkanmayı sert bir kalın bağırsak içeriği yapabildiği gibi bazen lenf bezleri de yapabilir.

Kendisini, önceleri göbek deliği etrafında müphem bir ağrı ile gösteren apandisite sıklıkla iştahsızlık ve bulantı hissi eşlik eder.

İlerleyen saatlerde hastada kusma da gelişebilir.

Muayenede karnın sağ alt kısmında ciddi hassasiyet belirlenir.

Tedavisi günümüzde sıklıkla cerrahi yöntemle mümkün olan apandisit rahatsızlığı, laparoskopik yani kapalı yöntem ile gerçekleştirilmektedir. Karında 3 noktadan, 1 cm’den küçük kesilerle yapılan apandisit ameliyatının laparoskopik olarak yapılmasının en önemli üstünlüğü daha az ağrı ve erken iyileşme ile sonuçlanmasıdır.

Bilimsel olarak kanıtlanmıştır ki, laparoskopik apandisit ameliyatı, kamera ile yapıldığı için, karnın içindeki tüm organların aynı zamanda değerlendirilmesini de mümkün kılar.

Apandisit ameliyatı, yaklaşık 45 dakika kadar sürmektedir. Apandisit ameliyatı sonrası hasta birkaç saat içinde sıvı gıdalarla beslenmeye başlanabilir.

Apandisit ile İlgili Detaylı Bilgiler

Anatomi

Appendix vermiformis adı ile anatomi atlaslarında yerini alan appendiks, tarif etmek gerekirse solucana benzer bir organdır. İnce bağırsak ile kalın bağırsağın bileşke yerinden başlar ve birkaç cm uzunluktadır. Uzunluğu kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle 10 cm’den kısadır. İçinde kalın bağırsak içeriği mevcuttur. Bağırsaklar için savunma hücrelerini içeren lenf dokusu ve bakteriyel içeriği sağlık için önemlidir.

Apandisit Nasıl Gelişir?

İçi boş bir organ olan appendiksin, apandisit oluşturabilmesi için sıklıkla iç kısmının tıkanması gereklidir. Katı bağırsak içeriğinin lümeni tıkaması organın boğulmasına neden olur. Appendiksin içindeki basınç yükselir ve organın beslenmesi bozulur. İltihaplanma sürecinde ödemlenen appendiks etrafındaki karın zarını da iltihaplandırmaya başlar.

Apandisit Nasıl Tanınır?

Diagnostik olarak en kıymeti olan, cerrahın yapmış olduğu muayenedir. Ancak günümüzde, apandisit tanısı konulmadan önce ultrasonografi ve bazen tomografi gibi tanıya yardımcı görüntüleme yöntemleri kullanımı da nadir değildir.

Hasta sıklıkla karında ağrı ile cerrah tarafından değerlendirilmektedir.

Ağrının başlangıç yeri göbek etrafında olmakla birlikte, ilerleyen saatler içinde karnın sağ alt kısmına lokalize olur. Buna sıklıkla iştahsızlık, bulantı bazen kusma ve ateş eşlik eder. Bazen appendiks, kalın bağırsağın arkasına saklanır ve iltihaplanıp apandisit geliştiğinde müphem bulgulara neden olur.

 

Apandisit için hangi testler yapılır?

Apandisit düşünülen hastalarda tam kan sayımı, metabolik panel analizive idrar tahlili yapılır.

Ancak, kanda “şu” varsa apandisittir denilen bir kan tahlili yoktur, eminim bulan Nobel ödülünü alacaktır.

En son yapılan acil Cerrahi Kongresinde kan tahlili belirteçlerinin kullanımı önerilmemektedir. (World Society of Emergency Surgery Jerusalem Guidelines for Diagnosis and Treatment of Acute Appendicitis)

Ref: Di Saverio S, Birindelli A, Kelly MD, et al. WSES Jerusalem guidelines for diagnosis and treatment of acute appendicitis. World J Emerg Surg 2016;11:34

Apandisit için ultrason gerekli mi?

Apandisitin muayeneden sonra sıklıkla yapılan radyolojik incelemesi ultrasondur.

Bilinmelidir ki; ultrason tetkiki yapan hekimin deneyimi ile bağlantılıdır. Radyasyon içermemesi açısından tercih edilen ultrason özellikle bayan hastalarda tanıyı destekleyicidir. Ancak doğruluk oranı %80’in üzerinde olan ultrasonografiye bakılarak ameliyat kararı verilmesi veya verilmemesi tartışmalıdır.

Apandisit için tomografi çekilebilir mi?

Apandisit tanısında tomografi, yaklaşık 20 yıldan beri kullanılmaktadır. En önemli özelliği %90’ın üzerinde tanısal doğruluğunun olmasıdır.

Ancak bilinmelidir ki, beraberinde hasta radyasyona maruz kalmaktadır.

Apandisit için MR (manyetik rezonans inceleme) çekilebilir mi?

Gebelerde apandisitin varlığında şüpheleniliyorsa , apandisit tanısında MR %97 doğrulukla çekilmektedir. Bu yönü en önemli üstünlüğüdür. Hastanın radyasyon almıyor olması da diğer üstünlüğüdür.

Apandisit için hangi ameliyat en uygundur?

Yaklaşık 250 yıldan beri yapılan apandisit ameliyatları, günümüzde laparoskopik yani kapalı yöntem ile yapılabilmektedir. İlk laparoskopik apandisit ameliyatı 1980 yılında yapılmış ve ardından hızla yayılmış ve sık tercih edilen bir yöntem olmuştur.

Sadece 3 tane, 1 cm’den küçük kesilerle yapılabilen apandisit ameliyatı yaklaşık 45 dakika kadar sürmekte ve sonrasında çok az ağrılı ve erken iyileşme ile yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir.

Genel anestezi altında yapılan apandisit ameliyatının diğer bir özelliği de, karın içindeki bir çok organın 1 cm lik kamera ile değerlendirilmesine imkan sağlamasıdır.

Gebelikte Apandisit ?

İstatistikler göstermektedir ki; her 500 gebeliğin birinde apandisit gelişebilmektedir. Tanısı, normal bireylere göre daha zor olan gebelik apandisiti muayeneden sonra önce tam kan sayımı ve ultrason tetkiki ve idrar tetkiki yapılmalıdır. Ultrasonda apandisit kolay bulunamayacağı bilinmelidir. Obstetrik ultrason ile anne karnındaki çocuk mutlaka değerlendirilmelidir. Tanı konulamayan veya tedavi edilemeyen apandisitin fetus üzerine zararları olabileceği göz önünde tutulmalıdır. MR incelemesi, özellikle gebelikte ortaya çıkan apandisitte değerli bir tanı yöntemidir.

Ocak 8, 2019 BLOG
About gkhn