Blog

Güzellik İçin Kök Hücre

-Genel anlamı ile bakıldığında kök hücreler, insan vücudunda bulunan ve değişik türde vücut hücresine dönüşebilen ana hücrelerdir. Sınırsız bir çoğalma ve farklılaşma kapasitesine sahiptirler. Nerede bir zedelenme veya onarım ihtiyacı varsa, oraya giderek gereken hücre tipine dönüşür ve hasarı onarırlar.

Kök hücre oranı ve farklı yapılara dönüşme yeteneği embryonik, fötal dokularda, daha sonra da bebeklerde en yüksek iken, yaş ilerledikçe azalmaya başlar. Bu nedenledir ki yetişkin ve yaşlılarda yara iyileşmesi gittikçe zorlaşır, organ-doku yetmezliğine bağlı hastalıklar görülmeye başlanır. Zira toplam hücre başına düşen kök hücre oranı ne kadar az ise, doku-organ iyileşmesi de o kadar yavaş olmaktadır.

Benzer şekilde cildin yaşlanmasına bağlı olarak, kuruluk, kırışıklık, cilt altı dokusunun incelmesi ve lekeler görülmeye başlanır. Deri dokusu gevşemeye ve sarkmaya başlar. Peki kök hücreler bize bu konuda nasıl yardımcı olabilir?

Kişinin saklanmış kordon kanı-dokusu gibi, bebeklik çağından kalan, daha uzun yaşam süresi (uzun telomer) ve daha yüksek üreme kapasitesine sahip bir stoklanmış kaynağı yoksa; eldeki mevcut kaynakları daha verimli bir hale getirmemiz gerektiği açıktır.

Bugün için dünyada kozmetik amaçla en sık kullanılan kök hücre kaynakları deri ve yağ dokusudur. Almanya, İsviçre gibi bazı ekollerde kuzu fetusundan alınan doku ekstreleri kullanılsa da, dünya genelinde yaygın değildir.

Deriden kök hücre elde etmek için, kulak arkasından küçük bir biyopsi alınarak besleyici sıvı içine koyulur. Bu bölgenin tercih edilmesinin sebebi doğal olarak güneşten korunmuş olması ve bu nedenle biyolojik yaşının yüze göre daha küçük olmasıdır. Alınan doku GMP standartlarına haiz bir laboratuvarda enzimatik-fiziki işlemlerden geçirilerek kök hücreler ayrıştırılır. Besiyeri içeren plastik kaplara ekilerek çoğalması beklenir. Çoğalan hücreler toplanıp yeni kaplara bölünür, yine çoğalması beklenir. Bu işlem 4-5 kez tekrarlanarak hücreler çoğaltılmış olur. Süreç 1-1,5 ay kadar sürmektedir.

Gerek üretim esnasında, gerekse cilde uygulama sonrasında bu hücrelerin neredeyse tamamı fibroblast yapısına dönüşecektir. Fibroblastlar, deride kolajen sentezinden sorumlu temel hücrelerdir. Kolajenin yanı sıra elastik lifler ve hyaluronik asit fibroblastlar tarafından üretilir. Ciltte bulunan fibroblast hücreleri, yara iyileşmesi ve doku onarımında başrol oynarlar. Yaşın ilerlemesi ile bu hücrelerin azalması, tedavinin ana sebebidir. Çoğaltma işlemini takiben hücreler, ince uçlu iğneler yardımı ile deri altına verilerek, milimetrekaredeki fibroblast sayısı arttırılır, böylelikle cilt aktive edilir.

Yağ dokusundan kök hücre eldesi ise, daha çok liposuction yaptıracak kişilere uygulanmaktadır. En çok da karın veya üst bacak kısmından alınan yağ dokusundan, özel bir makine yardımı ile kök hücreler ayrıştırılır. Bu metodun özelliği hasta genel anestezi altında iken aynı anda hücrelerin hem alınıp, hem de gerekli bölgeye verilebilmesidir. Kullanılacağı alan geniş ise bu hücreler de çoğaltılabilir. Bu durumda alım ile kullanım arasına yine belli bir süre girecektir.

Başarılı bir tedavi için (örneğin yüz bölgesine) aralıklarla da olsa 200-300 milyon civarında hücre verilmesi hedeflenir. Genellikle 2-3 hafta ara ile, 2 seans yeterli olmaktadır. Cilde verilen hücreler kişinin kendi hücreleri olduğundan ve yaşamaya devam ettiğinden, elde edilen iyilik hali daha uzun sürmektedir.

Uygulama esnasında kök hücreler ile beraber PRP (Platelet Rich Plasma) verilerek, çeşitli büyütücü, geliştirici salgıların desteği sağlanabilir. Bu amaçla kişiden alınacak 10 cc kadar kan santrifüjde çevrilerek plazma kısmı ile kırmızı kürelerin olduğu kısım birbirinden ayrılır. Kanda pıhtılaşmayı sağlayan trombositlerin olduğu bölüm alınarak kullanılır. Yine benzer şekilde çok derin ve yerleşmiş kırışıklıklar için hyaluronik asit gibi bir dolgu maddesi kullanmak lokal başarıyı arttıracaktır.

Ağustos 1, 2017 BLOG
About gkhn

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.