Blog

HAMİLELİĞİN DÖNEMLERİ VE SIKÇA KARŞILAŞILAN PROBLEMLER

HAMİLELİĞİN DÖNEMLERİ VE SIKÇA KARŞILAŞILAN PROBLEMLER

  • Yorgunluk, halsizlik
  • Bulantı ve kusmalar
  • İdrara sık çıkma
  • Göğüs Hassasiyeti
  • Baş ağrısı ve kendini iyi hissetmeme
  • Hafif kilo artışı
  • Nokta şeklinde kanama (lekelenme)
  • Kasık ağrısı
  • Uykuya eğilim, psikolojik huy değişiklikleri

YORGUNLUK VE HALSİZLİK

Gebeliğin erken dönemlerinde bütün gebelerde yorgunluk ve halsizlik görülmektedir. Bu duruma kandaki bazı hormonların, gebeliğe bağlı olarak artışlarının sebep olduğu ileri sürülmektedir.

Kişinin harcadığı enerji miktarının %25 oranında artması yorgunluğa sebep olmaktadır. İlk üç ayda ise fizyolojik ve psikolojik değişikliklerle birlikte meydana gelen halsizlik ve yorgunluk daha ziyade kansızlık, kalp rahatsızlığı ve başka bir hastalığa bağlı kilo kaybından ileri gelebilir.

Alınması Gereken Önlemler:

Gebelikte oluşan halsizlik ve yorgunluğu azaltmanın en önemli yolu her gece en azından 7-8 saat uyumaktır. Eğer günlük program uygunsa öğle uykusu, çalışıyorsanız kısa aralıklı olarak istirahat tavsiye edilir. Demir takviyeli dengeli diyete devam edilmelidir. Düzenli egzersiz ve sosyal aktivite yorgunluk hissini azaltabilir. Enerji arttırdığı söylenilen ilaç ve kafein tüketiminden kaçınılmalıdır. Gebe kadın, kendisini sürekli yorgun hissediyorsa: yetersiz beslenme, egzersiz eksikliği, kansızlık, kalp hastalığı gibi sistemik bir rahatsızlık, fazla aktivite, gebeliğe karşı aşırı tepki ve psikolojik etkenler yönünden incelemenin yapılması gerekir.

BULANTI VE KUSMALAR

Bulantı ve kusma gebeliğin erken dönemlerinde % 70 oranında yaşanılan normal fizyolojik bulgulardan biridir. Bulantılar, çoğunlukla 4-8 haftalıkken başlar ve 14 – 16 haftalıkta azalır. Günün herhangi bir saatinde görülmesine rağmen, daha ziyade sabahın erken saatlerinde yaşandığı için “sabah rahatsızlığı” olarak da isimlendirilir. Bir çok gebede gebeliğin ilk üç ayında bulantı şikayetini değişik derecelerde yaşarken, bunların çoğunluğunda kusma meydana gelmez.

Gebelikteki bulantı ve kusmanın tam olarak nedeni bilinmemesine rağmen, gebelikte hormonal etki ile midenin boşalma zamanının artması ve ayrıca kandaki kan şekeri seviyesindeki değişikliklerde bulantıya neden olduğu bildirilmektedir. Buna bağlı hazımsızlık, şişkinlik ve gaz şikayetleri olabilir Bulantıya sebep olduğu ileri sürülen diğer nedenler: mide asit salgılarının artması, yememeye bağlı olarak midenin boş olması, susuz kalma, ağızda acılık, annede düşük tansiyon değişikliği, psikolojik faktörler ve yorgunluk sayılabilir.

Alınması Gereken Önlemler:

  • Eğer bulantı sabahları erken saatlerde görülüyorsa, sabah yataktan kalkmadan önce karbonhidratlı (unlu mamuller) kuru yiyecekler yemek faydalı olabilir.
  • Yatak kenarında kraker bulundurmak birçok kadının uyguladığı bir yöntemdir.
  • Kahvaltıdan önce bisküvi, grisini, leblebi, kızarmış ekmek gibi kuru yiyecekler tüketin.
  • Bir bardak süt içmek ya da iki adet kalsiyum tableti almak mide asitini yatıştırmak için yardımcı olabilir.
  • Yemekler az ve sık olarak alınmalıdır.
  • Su ve diğer içeceklerin yemek sırasında değilde öğün aralarında alınmasına özen gösterilmelidir.
  • Maden suyu gibi tatlandırıcısı karbonatlı meşrubatlar bulantı için nispeten yardımcı olabilir.
  • Gebe kadın ilk dönemde yemek hazırlamada zorlanabilir. Bu dönemde ailedeki kişiler tarafından yemek hazırlamada yardımcı olunması gerekmektedir.
  • Vitamin B6 haplarının yemeklerden sonra ya da yatarken alındığında bulantı için faydalı olabilir. Ancak bulantı giderici ilaçların hekim tarafından önerilmedikçe kullanılması anne ve bebek yönünden sakıncalı olabilir.
  • İstirahat ve tansiyon düşüklüğünden kaçınmak için yavaş hareket etmek bulantıyı azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Hoş olmayan koku ve yiyeceklerden kaçının. Özellikle mutfak kokularından ve ağır parfümlerden uzak durun.
  • Eğer bulantı ve kusma ısrarcı ve vücudun susuz kalmasına (dehidratasyona) yol açmış veya dördüncü aydan sonrada devam ediyorsa o zaman bu durum gebeliğin “normal” bulgusu olmaktan çıkar, ileri tetkik ve değerlendirmenin yapılmasını gerektirir.

İDRARA SIK ÇIKMA

Gebelikte, idrar kaçırma ve sık idrara çıkma şikâyetleri genelde birlikte görülür. Gebeliğin ilk üç ayında büyüyen rahmin, mesaneye ve idrar yollarına yaptığı bası ve hormonların idrar yollarında genişlemeye yol açması nedeniyle bu şikâyetler ortaya çıkar. İkinci üç ayda (3-6 ay) rahmin basısı nispeten azalır. Çünkü rahim leğen kemiğinin dışına doğru büyür ve böylece idrar sıklığı azalır, idrar sıklığı üçüncü üç ay (6-9 ay) da tekrar sorun olmaya başlar. Çünkü bebekle birlikte büyümüş rahim, tekrar idrar torbasına bası yapar.

Gebelik hormonlarının idrar yollarındaki düz kaslarda yaptığı gevşetici etkisi nedeniyle, idrar yollarında genişlemeye neden olur. Bu durum ise gebe kadınların genelde idrar kaçırmalarına yol açmaktadır.

 

Alınması Gereken Önlemler:

Gebelikte, idrar kaçırma ve sık idrara çıkma hadisesi, bütün gebeleri rahatsız eden en önemli sorun olarak kendini göstermektedir. Şikâyetleri gebelik süresince tamamıyla ortadan kaldırmanın imkânı yoktur. Ancak alınacak tedbirlerle şikâyetlerin nispeten giderilmesi mümkündür.

Önerilen tedbirler:

  • İdrar torbası (mesane) mümkün olduğunca boş tutulmalı ve aşırı gerilmesini önlemek için idrar hissi oluşur oluşmaz boşaltılmalıdır.
  • Gün içinde yeterince sıvı alınmalı, ancak geceleyin uykunun bölünmesi ve gece idrar kaçırmanın önlenmesi bakımından sıvı alımı bir miktar azaltılmalıdır.
  • Kahve, çay, kola gibi kafeinli içeceklerden kaçınılmalı
  • Karın-kasık bölgesindeki kasların güçlendirilmesi maksadıyla “kegel egzersizleri” yapılmalıdır.
  • Alınan tüm tedbirlere rağmen idrar sızması önlenemiyorsa astarlı külotlar kullanılabilir.
  • Gebelikte idrar kaçırılma miktarında artma, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, sızlama ve idrar renginde değişikliğin olması gibi durumlarda zaman kaybedilmeden doktora müracaat edilmesi gerekir.

GÖĞÜS HASSASİYETİ

Östrojen, prolaktin ve progesteron adı verilen hormonlarının salgılanmasının artması memelerde gerginlik, dolgunluk, sızlama ve meme başında hassasiyet oluşabilir. Bu rahatsızlıklar meme bezlerinin büyümesi ve damarlaşmasının artması nedeniyle meydana gelir.

Alınması Gereken Önlemler:

  • Geniş bantlı sutyenlerin kullanılması ve geceleyin baskıyı azaltmak için yatma pozisyonunun değiştirilmesi ile azaltabilir.
  • Gebelik ilerledikçe meme başı ve etrafındaki kahverengi dokuların kuruluğunu önlemek için sabun kullanmaktan kaçınılmalıdır.
  • Memelerden kolostrum adını verdiğimiz koyu kıvamlı, sarımsı “ilk süt” gelişi olması durumunda meme başına hafifçe masaj yapılması gerekebilir. Bu işlem gelen süt ile memenin nemlendirilmesi ve emzirme için meme başının hazırlanmasını sağlaması bakımından da önemlidir.
  • Bu dönemde süt akışı sorun oluyorsa sutyen içine göğüs petlerinin kullanılması ve yumuşak pamuklu giyeceklerin giyilmesi faydalı ve rahatlatıcı olabilir.

BAS AĞRISI VE KENDİNİ İYİ HİSSETMEME

Gebeliğin erken döneminde görülen baş ağrıları pek çok kadını rahatsız etmektedir. Kesin nedeni belli değildir, fakat gebeliğin erken döneminde görülen diğer rahatsızlıklar gibi, hormon düzeyinde ve kan dolaşımındaki değişiklikler ile psikolojik nedenler suçlanmaktadır. Baş ağrısında diğer olası nedenler ise aşırı stres ve yorgunluktur. Hamile kaldığınızı öğrenir öğrenmez kafeini azaltırsanız veya tümden keserseniz, bu davranış değişiklikleri de sizde bir kaç gün baş ağrısı yapabilir. Gebeliğin 6. ayından sonra gelişen baş ağrıları ise ilk aylardakiler gibi masum olmayabilir. Bu dönemlerdeki baş ağrılarında öncelikle tansiyonun ölçülerek kontrol edilmesi önerilir. Çünkü “Gebeliğe bağlı hipertansiyon” ve “preeklampsi (gebelik zehirlenmesi)” bu dönemlerde anne ve bebek sağlığını tehdit eden baş ağrısı nedenleridir.

Alınması Gereken Önlemler:

  • Gebeliğe bağlı baş ağrıları, yüzün ön tarafı ve kenarlarına, burun çevresine, gözlerine sıcak kompres uygulama ile azabilir.
  • Gevşeme egzersizleri, baş ağrınızı azaltmanın yanı sıra kendinizi çok iyi hissetmenize neden olur. Bu egzersizleri gözünüzü kapatıp sakin güzel bir düşünerek yapın.
  • İyi ve dengeli beslenme, güzel dinlenme, masaj, hafif egzersiz veya yürüyüşler de önemli ölçüde şikayetlerinizi azaltacaktır.
  • Stresi azaltmak gebeliğinizin ilk dönemleri ile geri kalanı kolay geçirmenizi sağlayacaktır.
  • Ağrı kesici kullanmadan önce muhakkak doktorunuza danışın.

KİLO ARTIŞI

Gebelik sırasında ilk 3 ayda 1 kg, ikinci 3 ayda her ay 1 kg almak üzere toplam 3 kg, üçüncü 3 ay ise ayda 2 kg olmak üzere toplam 6 kg alarak, tüm gebelik boyunca toplam 10 kg alması istenir. Gebelik boyunca 16 kg’dan fazla kilo artışı olmamalıdır. Gebelik boyunca öreilen kilo artışı 11-13 kg’dır.

Gebelikte ortalama 12kg alındığı düşünülürse bu kiloların dağılımı şöyledir:

Bebek: 3500gr

Plasenta: 600gr

Amnion Sıvısı: 800gr

Uterusun ağırlığı: lOOOgr

Kan hacminde artış: 1250gr

Dokularda su tutulumu: 1250gr

Meme dokusu artışı: 400gr

Yağ dokusu artışı: 3200gr

Su kaybıyla beraber bebeğin doğumu ile toplam 8kg kaybedilir. Gerisi annede kilo olarak kalır. Emzirme döneminde sütün kalitesinin bozulmaması için diyet yapılmamalıdır. Ancak ek gıdaların verildiği 6. Aydan sonra egzersiz ve diyet yapılması uygundur.

NOKTA SEKLİNDE KANAMA (LEKELENME)

Gebeliğin tüm dönemleri içinde görülebilen kanama şikayetleri önemlidir. İlk üç aydaki hafif kanamalar genel olarak düşük tehtidine bağlı ve de %90 oranında dinlenme ile kendiliğinden geçen şikayetler olsa da gebelik esnasında her türlü kanamanızın olması durumunda mutlaka doktorunuza başvurunuz.

KASIK AĞRISI

İlk hamile kaldığınızda kasıklarınızda, kalça ve belinizde ağrı hissi ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Rahim büyürken onu tutan bağ dokuları da gerilir. Ağrının sebebi de bu gerilmedir. Rahatsızlık verici olsa da, endişelenmenize gerek yoktur.

Alınması Gereken Önlemler:

Ilık bir banyo gevşemenize ve sancılarınızın hafiflemesine yardımcı olur. Ayrıca dinlenme egzersizleri ile de rahatlayabilirsiniz. Ağrılarınız dayanılmayacak kadar şiddetliyse doktorunuza başvurunuz.

UYKUYA EĞİLİM, PSİKOLOJİK HUY DEĞİŞİKLİKLERİ

Gebeliğin ilk 3 ayında hamile bayanlarda bazı psikolojik değişiklikler ortaya çıkabilir. Örneğin kişi çok neşeliyken aniden ağlama krizlerine tutulabilir. Bazen çok sinirliyken bazı günler sakin olabilir.

Gebelikte depresyon, aşırı alınganlıklar, aşırı uyuma isteği gibi şikayetler sık olarak görülür. Gebeliğin ilk 3 ayı gebeliğe adaptasyon dönemidir ve kişi gebeliğe uyum sağladıkça bu sorunlar da yavaş yavaş ortadan kalkacaktır. Yine, gebeliğin son haftalarında tekrar bir takım huzursuzluklar ortaya çıkabilir. Bu huzursuzlukların kaynakları ise doğumla ile ilgili endişeler, doğum sonrası anne olmanın getirdiği tedirginlikler, bekleyen maddi ve manevi yükümlülüklerdir. Kişi sinirli, heyecanlı olabilir, uyku problemleri ortaya çıkabilir.

Alınması Gereken Önlemler:

Tüm bu şikayetler geçici olan ve fazla endişe edilmemesi gereken durumlardır. Hemen hemen her kadın bu duyguları yaşar. Benzer şekilde baba adayında da bir takım sıkıntılarla yüzleşebilirler. Eşinin durumu hakkında endişeler taşıyabilir ve konuyla ilgili bilgisi yoksa ona yardım edememenin üzüntüsünü yaşayabilir. Bu nedenle çiftler kendilerinden önce böyle bir deneyim yaşayan arkadaşları ile konuşarak onların tecrübelerinden yararlanabilirler. Ancak unutulmamalıdır ki en profesyonel yardım, konunun uzmanı olan hekim ve psikologlardan alınabilir.

Ocak 6, 2022 BLOG