Ağrılı adet, üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen jinekolojik yakınmalardan biridir. Tıbbi literatürde "dismenore" olarak tanımlanan bu durum, adet kanamasıyla ilişkili alt karın ağrısı ile karakterizedir. Ancak her adet ağrısı aynı mekanizmayla ortaya çıkmaz. Bu nedenle klinik değerlendirmede öncelikli amaç, fizyolojik süreçle ilişkili ağrı ile altta yatan jinekolojik bir hastalığa bağlı gelişen ağrının ayırt edilmesidir.
Güncel klinik yaklaşımda ağrılı adet yakınması; ağrının şiddeti, başlangıç zamanı, süresi, eşlik eden semptomlar ve jinekolojik öykü birlikte değerlendirilerek ele alınır. Böylece yalnızca semptomun varlığı değil, olası etiyolojik nedenler de sistematik olarak incelenebilir.
Dismenore Nasıl Sınıflandırılır?
Dismenore, primer ve sekonder olmak üzere iki ana grupta değerlendirilir.
Primer dismenore, pelviste yapısal bir hastalık bulunmaksızın ortaya çıkan adet ağrısını ifade eder. Bu tabloda ağrının temel mekanizmasının, endometriumdan salınan prostaglandinlerin neden olduğu uterus kasılmalarıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir.
Sekonder dismenore ise endometriozis, adenomyozis, uterin miyomlar veya pelvik inflamatuvar hastalık gibi altta yatan jinekolojik durumlarla ilişkili olabilir. Bu nedenle özellikle sonradan başlayan, giderek şiddetlenen veya adet dönemi dışında da devam eden pelvik ağrı varlığında klinik değerlendirme farklı bir yaklaşım gerektirebilir.
Ağrılı Adet Değerlendirilirken Hangi Bulgular Dikkate Alınır?
Ağrılı adet yakınmasının değerlendirilmesi yalnızca ağrının şiddetiyle sınırlı değildir. Ağrının ilk ne zaman başladığı, adet döngüsüyle ilişkisi, günlük yaşam üzerindeki etkisi ve eşlik eden yakınmalar klinik değerlendirmede önem taşır.
Muayene bulguları doğrultusunda gerekli görülen olgularda transvajinal ultrasonografi veya farklı görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Görüntüleme incelemelerinin amacı, yapısal bir jinekolojik patolojinin bulunup bulunmadığını değerlendirmektir. Kullanılacak yöntem hastanın yaşı, klinik öyküsü ve muayene bulgularına göre belirlenir.
Endometriozis ve Adenomyozis Neden Göz Önünde Bulundurulur?
Sekonder dismenorenin en sık nedenlerinden biri endometriozis olarak kabul edilmektedir. Özellikle ilerleyici pelvik ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı, dışkılama veya idrar yapma sırasında ağrı gibi yakınmaların eşlik ettiği durumlarda endometriozis açısından klinik değerlendirme yapılabilir.
Benzer şekilde adenomyozis de özellikle ileri yaş grubunda görülebilen ve ağrılı adet ile ilişkilendirilebilen jinekolojik durumlardan biridir. Bununla birlikte yalnızca ağrının varlığı, bu hastalıklardan birinin bulunduğu anlamına gelmez. Klinik değerlendirme; öykü, fizik muayene ve uygun görülen görüntüleme yöntemlerinin birlikte yorumlanmasını gerektirir.
Klinik Değerlendirme Neden Bireyselleştirilir?
Her ağrılı adet yakınması aynı klinik özellikleri göstermez. Bazı bireylerde fizyolojik prostaglandin yanıtına bağlı primer dismenore ön plandayken, bazı olgularda altta yatan jinekolojik bir hastalığın araştırılması gerekebilir.
Bu nedenle güncel jinekoloji yaklaşımı; yakınmanın süresi, şiddeti, eşlik eden semptomlar, yaş, üreme öyküsü ve muayene bulgularının birlikte değerlendirilmesini esas alır. Amaç, gereksiz incelemelerden kaçınırken klinik açıdan anlamlı olabilecek nedenleri kanıta dayalı yöntemlerle değerlendirmektir.
Ağrılı adet yakınmasının değerlendirilmesi ve dismenoreye yönelik klinik yaklaşım hakkında ayrıntılı bilgi için Özel HRS Ankara Kadın Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarıyla görüşebilirsiniz.
